23/11/2009 ·
Sağınıza solunuza baktığınızda kimseniz yoksa...
İşiniz bitmiştir...
Uğraşmayın. Kurtulamazsınız.
Kurtulamadığınız an,
İşkenceden işkence beğendiğiniz andır.
Ne yaraya tuz basmak,
Ne günlerce susuz kalmak,
Ne de darağacında bir kemente sahip olmak...
Bunların hiçbiri kurtaramaz sizi
Çünkü daha büyük korkulara sahipsinizdir.
Çünkü bir cellatınız dahi yoktur sizi ipe çekecek.
Ölümlerden ölüm beğenseniz de fayda etmez.
Kendi tetiğinizi çekemezsiniz
Bir tetikçi dahi bulmak zordur.
Kendi cellatınız, kendi tetikçiniz olmalısınız.
İpi tam şah damarınıza düğümleyip,
Tetiği tam şakağınıza sıkmalısınız
Eğer kimseniz yoksa...
Kimsesizsiniz!
Etrafınız kalabalık olsa da...
Hayat alış verişinde hüzün satacağınız kımse olmuyorsa
Hayat ticaretinden bihabersinizdir.
Hep hüzün alıp,
Mutluluk verenlerindir bu yaşam.
Eğer tutunacak bir vadeniz yoksa
Kabarmıssa alacaklı defteriniz
Vereceğiniz birşeyde kalmamıştır.
Çünkü,
Sizden alınanlar,
Sizde birşey bırakmamıştır.
Ne arkanızda bir dost eli,
Ne de omuzunuzda dayanacağınız bir omuz yoksa
Hayatta başarısız olduğunuzun resmidir.
Cezası ise yok olmaktır.
Yok olmak da kolay değildir.
Kaçmak, ardına bakmadan koşmak
kolay gelir.
Ancak, o tetiğe basmak kadar zordur.
Emin olun ki,
Elinizde olsa kendinize mermi yağdırırdınız.
Elinizde olsa o hiç çekemediğiniz ipi binlerce kez çekerdiniz.
Ama yapamazsınız...
Yapamadığınız zaman,
Herşeyin birtmediğini anlamalısınız.
Ne Kaldı?
Sorusunun cevabını bulmak zordur.
Ama tetiğe basamıyorsanız
Kalan tek şeyin ''umudunuz'' olduğunu anlamalısınız.
Çünkü,
Umut bitmeden;
Üzerinize dağlar,çığlar devrilse altından sapasağlam çıkarsınız.
Bu yüzden herşeyinizi yitirin,
Kaybedin kendiniz,
Arkadaşınızı,dostunuzu,annenizi,ailenizi,aşkınızı...
Kaybedin ama asla ve asla...
''umudunuzu kaybetmeyin''
Eğer umudunuzu kaybederseniz,
O çekemediğiniz ipi çekecek,o basamadığınız tetiğe basacak
Milyonlarca kader korkağı çıkar karşınıza...
Bitti sanmayın, terk etmeyin düşlerinizi
Ağlayın,ağlatın
Ama sakın ağlarken gülmeyi,
Ağlatırken güldürmeyi unutmayın...
Düşün, düşürün
Ama kalkmayı ve düşeni kaldırmayı unutmayın...
Karanlık gündüzlere,
Doğmayan günyüzlerine aldanmayın
Onlar karardıkça siz son kibrit çöpüne kadar,
O büyük, dev aleviniz için çabalayın.
Her sönen kibrit çöpünden sonra ''yanmayacak'' diyerek kendinizi ''yakmayın''
''Kendinizi yaksanız dahi,küllerinizin her bir zerresi dünyanın dört bir tarafına savrulmadıkça 'küllerinizden' doğabileceğinizi sakın unutmayın''
Hsnaa...
11/9/2009 ·
Şimdi...
Başlamalıyım bir yerden. O yarınlara ısmarladığım, ''yarın yaparım'' dediğim, o yarınların eyleme geçecemiş öbür yarınların eşiğindeyken; ''yarın kesin yaparım'' dediğim dünün bu günündeyim. O ''yarın yaparım'' dediğimi yapmak için oturdum,sandalyemi düzelttim,kalemimi koyulaştırdım ve yazmaya sessiz bir sesle başlamak üzereyim... Uzun zamandır düşünmekte olduğumu yazacağım. yazdıklarım hayatıma kesintisiz,saf bir şekilde aktığı için önemli olacak. Ya da hayatım saf ve kesintisiz bir şekilde kağıtlara aktığı için hayatımı anlamış olacağım... Nerde ne yapılmış, hangi taşa takılınılmış,hangi engeller aşılmış,nelerde ısrar edinilmiş,nelerden kaçılmış bunlar gibi bir çok ''neler'',''hangileri'', ''ne'',''nasıl'' sorularının soru işaretleri silinecek cevapların galibiyetiyle sonuçlanacak bir iç döküş yada içe bakış olacak bu yazı...
Bu kadar uzun zaman kendimle hesaplaşmamış olamam.İnsan bu kadarda kendini unuturmu? Şüphesiz unutmamışımdır da bir kenara bırakmışımdır. Ama Öyle olmuş ki kendimden bihaber oluşum bir yığın soruyla ve soruların sorularıyla muhattap etmek üzere beni. Nereden başlamalıyım? nereden! Bir yerden tutmalıyım ipin ucunu o hayal dünyamın ucsuz bucaksız ovalarında yakalamaya çalıştığım ilk okul kaçaklarının buluştuğu uçurtma kapışmasının kaçırılan ip uçlarının hüzün anını yaşıyorum... Gitti! tühh! diyorum hep... Ama o ip elimdeydi. Elimden kaçtı.Kaçırmamak elimdeydi. Kaçmadan önce ipe dikkatlice bakmalıydım. Evet öyle yapmalıydım. Ama ozamanda uçurtmayı izliyemiyordum ya da uçurtmanın masmavi semadaki büyülü dansı beni ipten uzaklaştırıp ipini kaçırdığım düşlere götürüyordu... Uçurtma uçurtmak güzeldi ama ipin uçunu kaçırmak hüsranın tebessüme vurduğu sert bir tokat tı.
24/8/2009 ·
Bu gece...
Gece mi gündüz mü ? belli olamayan bir andayım yine
Sıkıntım, dert batağı anlarım yok eskisi gibi
Vucudumu korku titremeleri de sarmıyor artık
Korkmadığımdan değil korkuya alıştığımdan
Belki bulunduğum an faklı
Ama ben faklı anlardayım
Soğuk bir İstanbul sabahını düşlüyorum
Sıcacık samyeli eserken
Ayaz şuanki sıcaktan daha soğuk
Karanlık ile aydınlığın buluşması şuanki buluşmadan daha bir özlemli
Dünden yerde kalan kar
Düşlerin bile buz kestiğı bu şehirde
Katılaşan duygularıma hevesle semsert olmuş
Elle dahi tutamadığım hayallerim İstanbulun
Ters,dik kaldırımlarında oradan oraya savruluyor
Yürümeye çaılıyorum
Şuanki samyelinden daha bir korkunç
Soğukla rüzğarın el ele verdiği
Düşlerimi çatlatan tuz buz eden bir soğuklukla
İnatlaşarak yürümeye, ayakta durmaya çalışıyorum
Şuan duygularım ne kadar eriyip yok olmussa
O karanlıkla aydınlığın el el tutuşup ayazı ortaya çıkardığı düşlerimde
Daha çok buz kesmiş...
Şuan ne kadar zorlanıyorsam ellerimle kalemime hükmetmeyi
O anda ayaklarıma söz geçirememekten şikayetçiyim...
Bir köşe başı daha geçmek üzereyim
Soğuk ve fırtına karşımda
Arkamda donmak üzere olan düşlerimle
Köşenin ardını merak ediyorum
Şuan ne kadar üşümek istiyorsam
O an okadar güneşi görmek istiyorum
Karanlık...
Elini uzattığından beri gündüze
Gece kaybettiğim umut, yanımda beliriyor
Şuan ne kadar umutsuzsam soğuktan yana
O an sıçak bir kahve içiriyor umut türküm bana
O an ve ya bu an
Soğukla sıcak,bir hayalin sınırını yansıtıyor
Hayaller genelde sıcaktır
Ancak sıcak düşleri bile üşütmüşse geçmiş
Donmak üzereyse hayaller
Fırtına ve soğuk kapatmışsa gözleri
Terse döner hayaller...
Şimdi...
Bir tebessüm sardı duadaklarımı
Gülüyorum yine...
Soğuk istanbul sabahı güneşiyle buluşmuş olmalı
Bense bu günümde karanlıkları bile aydınlatmak üzereyim
Gülmeliyim...
Çünkü her güldüğümde
Bir sokak lambası daha yanıyor bu karanlık sehirde...
Sizde ''Öyle'' yapın
''Gülün''
Karartmayın hayatınızı
hsnaa...
8/8/2009 ·
Teker teker dizildi engeller
iblisler,kader korkakları
Bir de ben...
Tek başıma alt üst ettim dengeleri
Kendimi bile yendim...
Şaşkınlıkğa şaşkın kalanlar
Günahsızların şaşkınlıklarına ugrarlar
Şaşkınlığa şaşmadan
Ammena demek kafidir
Hayatı öğrenmek ve şaşmamak için
Mutlu olmanın yolundaysan
Güle ulaşmak için
Gülizarlarda kanamalı avuç içlerin
Tek bir damla kan akıtmadan ulaşılan gül
Solmaya mahkümken
Avuçları kan dolan gül avcıları
Kendi kanlarıyla sularlar gülleri
Kolay elde edilen
Kolay kaybolur
Kolay yazılan
Kolay silinir
Uğraşılan,bıçakla yazılan
Zor silinir,silinsede hatıra kalır geçmişin yarık izleri
Akan su geçirilen boş zamansa
Kalan kum emektir...
Konuşmak,haykırmak
Rahatlatıcı olsada
Anlık sinirden ibarettir
Susmak ise
Daha güçlü haykırışların sessizliğidir
Aşk uzaksa
Uzağı yakın etmek
Yakınları uzak etmekle eş değerdir.
Ders vermeden ders almak gerekirken
Doğru derslerin doğru akıl hocalarının noksanlığı
Yalnışarın doğrulara karışmasına neden olur
Oysa geçek olan hedefinden şaşmamaktır
Yalnış hedefler yalnış sonuçların
Son bulmayan bunlarımlarına gebedir
Öyleki;
''Deveyi merkep pazarında bulamassın''
Hayal kurmak güzeldir
Hayal alemi toz pembedir
Ancak yaşam romantik değildir
Realizmin rüzgarları eser
Kol gezer gerçekler yalnış sokakların yalanla yıkanmış kaldırımlarında
Yaşam,suçların atıldırğı,
Her yalnışta sorumluluğu ona yüklediğimiz
Sevmediğimiz bir adama benzer
Günah keçisi ilan edilecek olan
Ta kendimizdir aslında
Gerçeklerden korkamanın sonucudur
Hayatın dert batağı günlerle geçmesi
Birazda vurdum duymazlığın,korkalklığın
Ve sorumluluktan çekinmemizdir
Yaşamı ''yaşam'' yapan
Yalan olan dünya değil
İnsanlardır
Geceler hiç bir zaman karanlık değildir
Geceleri de karartan bizleriz....
Hsnaa
2/6/2009 ·
Yaşadınız...
Yaşıyorsunuz
ve
Öleceksiniz...
Bir ölüm sessizliği gibi geçmiş olsa da yaşam
Yine de sessizliğin sesi olmayı becerdiniz
Yeri geldi güldünüz, yeri geldi yağmurları kıskandırdı göz yaşlarınız
Hepsinin yoplamı yaşamı verdi size...
Sadece yaşamı...
Yaşıyorsunuz, nefes alıyorsunuz, konuşuyorsunuz, susuyorsunuz...
Kızdığınızda oluyor,sakinlikten bulutların üzerinde olduğunuzda
Tamam artık! yeter deyip bardakları dolduran suların taşkınlığını da yaşıyorsunuz
Susup, kenarda kalıp hayatı izlediğinizde oluyor....
Peki susmak mı önemli bu hak kavgasınının hüküm sürdüğü yaşamda
Haykırmak mı?
Haykırsanız elinize ne gececek susutuğunuzdan biraz az biraz fazla
Öfkeyle kalkıp zararla oturduğunuzda oluyor alt etmenin huzuruyla başınızı yastığa koyduğunuzda
Peki, Kaybedenin olduğu bir yarışta kazanmanın mutluluğuna değermi Haykırmak!
Kiminize göre değer, kiminize göre değemez!
Yaşamda böyledir.
Öyle bir söz çıkarkı dilinizden
Duduaklarınız dahi şaşırırı söylediğine kulaklarınız duymaktan çekinir...
Söz söyleyip konuşmanın peşine düşeceğinize
Susup konuşmanın yararı yep yeni doğan gün yüzleriyle eş değerdir...
Son sözlerinizi söylemekte acele etmeyiniz
Bilimelisinizki son sözlerni söylemede acele edenler,
Daha sonra söyleyecek bir tek sözcük dahi bilamazlar...
Susun,Susun,Susun
Süküt ile tanıştırın hayatınızı
Yıldırımların eksik olmadığı,
Gök gürültülerinin yeri göğü inlettiği O hayatınızdan biraz sıyrılıın
Kendinizle Kendi susukunlğunuzla tanıştırın kendinizi
Hsnaa...
25/5/2009 ·
Ne yalan ne gerçek
Ne yaşanılan ne de yaşamdan gayri
Huzur ve sükün gibi
ömür, bir yağmur,
Bir fırtına,
Bir güneşli gün gibi
Hayatıma süküt ettiren
suskunluğuma neden olan
Tozpenbe düşlerin,
Kırık,acı ve şevkatten uzak
Izdırap duvarlarlarına çivilenmiş gibi
Bir işkence misali... susmak
Ya da cesarretten uzak,
Belkide serbest kalan mahkümların
Özgürlük sevinci gibi
Bir tuaflık var bugün üzerimde
Hiç olmadığım kadar yorgun
Hiç susmadığım kadar suskunum
Aynı zamanda kendimle çelişirken
Bu çelişiklik zincirinin halkaları
Bir bir gözümden sonsuzluğun
Sonsuz ve dipsiz kuyularına sürükleniyor
Nereye gidiyor düşlerim...
Hsnaa...
20/5/2009 ·
Bilmeliydim...
Sonların hep hüzünlü oluşunun nedeni
İklerin hep mutlu oluşuymuş...
Keşklerin nedenleri
Nedenlerinde Neden olanları
şimdi suskun...
Şairliğime bırakmışlar tüm yükü
Acı bana gülüyor!
Alay ediyor hüzün satırlarımda dolaşarak
Kanıma işleyen mutsuzlugumun
Alıştırmış olduğu mutluluk
İyice çephe gerisine çekilmiş olan hayat savaşından
Son yıkılmayan kalelerinden birisinin işgaline aglıyor...
Terk etmeyeceğim!
Bırakmayacagım satılarımı hüzüne
Gülücük kokacak
Gül yüzlü ğülleri işlediğim satırlarım...
Yenilmeyeceğim sana
Yıkamayacak hüzün silahın
Aydınlık ufkumu...
Terk etmeyeceğim...
Benliğimide alıp gitsen
Kendimi kendimden de söksen
Her hüzün yağmurunda yeniden var olacağım...
Korkmuyorum
Korkularımdan korkmuyorum...
İşgal edilen düşelerim
Teslim olmayacak!
Direneceğim sana
Korkmuyorum
Ağlamayacagım!
Kalbim oturmuş ağlasada
Güleceğim!
Sana İnat!
Güldürmeyeceğim hüznümle seni
Bedduam olmayacaksın Belki ama
Dualarımdan eksik kalacak
Bedduaların yakıştığı ömründe
Sana inat
Büyüyeceğim
Benliğim benliğime sığmayacak
Hüzüne karşı
Acıya karşı
Sana karşı
Büyüyeceğim...
Hsnaa... 005
14/5/2009 ·
Şöyle düşünün
Yaşam ve mücadele mücadeleye değer bir durumsa sakın peşini bırakmayın
Düşün yollarına
yapışın yakasına mutluluğunuzun
Değiyorsa...
Değiyorsa ağlayın
Utanmayın ağlamaktan
Gerekirse susunda
Susmanın susturduklarına bakmayın
Yaşamın verdikleriyle susarlar onlar
Fazla değer büyütmeyin
Hemen vermeyin elinizdeki avucunuzdakileri
Yüreğinizin sesini duymayanlara seslenmeyin
Acımasız olun bazen
Bazende merhametli...
Ne gaddar olun
Nede çok çeken...
Genel yaşayın genel olun
Ayrıntılarda gizli olsada yaşam
Ayrıntıların takıntılarına takılmayın
Özgür olun...
Özgürlük hissinin güzelliklerini hissederken
Fazla açılmayın...
Yaşam güzel olduğu kadar,
Zor deryaların sahilini teşkil eder.
Ya o Derya'da boğulun
Ya da bir tek kulaç dahi atmayın...
Oynamayın hayatınızla!
Hsnaa...
8/5/2009 ·
Hoş geldin öz ruhum
Hoş geldin aydınlığım,karanlığım
Hüznüm,mutluluğum
Hoş geldin...
Kavgalarımın sebebi
Yenilgilerimin galibi
Hoş geldin
Sen gittin
Satırların giderken
Döndü bana
Satırlarıma hoş geldin
Gün yüzüm...
Çok sevecekler seni
Benim seni sevdiğimden çok,
Sana tutkun oldugumdan da tutkun
Benim sana bağlandığımdan daha güçlü bir bağ olacak
Yorgun ama dinç satırlarım
Sen gittin ama
Beyaz sayfalarıma gönül kalemimden
Damla damla dökülüp geri dönüyorsun
Yagıyor yağmurların kupkuru çöllerime
Hala gittiğin ve satırlarıma düştüğün andayım
Sana belki tutkun olamadım hiç
Ancak tutkunluğumun tutukluluk hissi
Yüreğimle hapislerde güneşin doğuşunu bekliyor
Belki güneşin doğmayacağını biliyor ama
Üşümemek için sıcagı düşündürüyor
Mavi suların soguk rengi...
Aslında gitmedin sen
Geldin!
Geldin sen ayyukta duyulan sessim!
Gokkubbeyi inleden acım
Geldin sen
Geldin!
Gitmiş olsaydın
Satırlarıma yıldırım düşürmezdi hasretin
Hüzün sağnagında ıslanmazdı düşlerim
Yada bedenim uşumezdi kollarında üşüdüğü kadar....
Göz yaşım!
Merhaba dedin yeniden
Yeniden koştun bana
Gitmedin sen
Gitmiş olsaydın gittiğin her adım geri getirmezdi seni
Karanlığım,gökyüzüm,güneşim,aydınlığım
Hoşgeldin...
Belki hala bilmiyorum gözlerinin rengini
Hala teninin sıcaklığına alışamadı tenim
Ancak senden bihaber oluşum
Gittiğinin yüzünden degildir.
Gözlerine bakamadığım,
Tenine dokunamadığım içindir belki!...
Hsnaa...
27/4/2009 ·
Susun!
Yürek konuşacak!
Herkes sussun
Sizde dereler!
Haykıran her ne varsa
Şu hududu aşamayan düşlerim
Bu gece,bu gün,bu an
Bir Haykırışla konuşacak
Uzun zaman sonra
Yada ilkkez
O zaman saygı duyun bana kuşlar
Susun ne olur
Bir isyan başlatıyorum
İsyanlara isyan eden yüreğimde
Gidenlerle gitmeyenleri ayırmadığım ömrümde
İlkkez birine,bir şeye
Gitme yada git diyeceğim...
Susun!
Konuşmak için susmadım
Ama konuşacağım
Bir devre şahit olacak,
Bir devrimin devrilişine sebebiyet verecek bu yıkım
Yada yapım...
Yapılacak olan yada yapılmaması gereken
Ve konusan ne varsa sussun!
Konuşacak olan
Daha evvel konuşmamış Olan suskunlarındır
Ne akarsın...
Eyy Karadere!
Neden sussmassın
Eyy özgürlük güvercinleri
Zaten Özgür değilmisiniz?
Tek hedefiniz;
Ölüm rüzgarları gelene kadar
Rüzgarlarda özgürce kanat çırpmak degilmiydi?
Bu Haykırışlar neden?...
Ya siz kıpkırmızı bir mutluluga sahip olan
Gül Yüzlü ''Gül''ler neden haykırıyorsunuz ki
Dikenlerin kanattığı yürekler haykırmalı
Mutlu görünüyorsunuz O kıpkırmızı mutluluk diyarlarınızda
Neden benliğinize yetmiyorsunuz ?
Aradığınız başka ne olabılır?
Kıpkırmızı olup büyümek değilmi ?
Acılmak güzel gözükmek değilmi tüm arzunuz?
Neden haksızlık ediyorsunuz ki...
Yoksa İnsanlar gibi yetinmeyi bilmiyormusunuz?
Susun!...
susun! konuşacak olan yürek!
Hak etti bunu konuşurken bile sustu
Eline ne geçti belki biraz kırgınlık
Birazda kızgınlık
Ve bir kaç satır...
Ne olursa olsun İnsan büyük konuşmayacağı gibi
Hayatta son sözü de söylememeli,acele etmemeli
Çünkü son sözleri söylemede acele eden insanlar
Daha sonra söyleyecek söz bulamazlar...
Şimdi susun!
Hsnaa