24/8/2009 ·
Bu gece...
Gece mi gündüz mü ? belli olamayan bir andayım yine
Sıkıntım, dert batağı anlarım yok eskisi gibi
Vucudumu korku titremeleri de sarmıyor artık
Korkmadığımdan değil korkuya alıştığımdan
Belki bulunduğum an faklı
Ama ben faklı anlardayım
Soğuk bir İstanbul sabahını düşlüyorum
Sıcacık samyeli eserken
Ayaz şuanki sıcaktan daha soğuk
Karanlık ile aydınlığın buluşması şuanki buluşmadan daha bir özlemli
Dünden yerde kalan kar
Düşlerin bile buz kestiğı bu şehirde
Katılaşan duygularıma hevesle semsert olmuş
Elle dahi tutamadığım hayallerim İstanbulun
Ters,dik kaldırımlarında oradan oraya savruluyor
Yürümeye çaılıyorum
Şuanki samyelinden daha bir korkunç
Soğukla rüzğarın el ele verdiği
Düşlerimi çatlatan tuz buz eden bir soğuklukla
İnatlaşarak yürümeye, ayakta durmaya çalışıyorum
Şuan duygularım ne kadar eriyip yok olmussa
O karanlıkla aydınlığın el el tutuşup ayazı ortaya çıkardığı düşlerimde
Daha çok buz kesmiş...
Şuan ne kadar zorlanıyorsam ellerimle kalemime hükmetmeyi
O anda ayaklarıma söz geçirememekten şikayetçiyim...
Bir köşe başı daha geçmek üzereyim
Soğuk ve fırtına karşımda
Arkamda donmak üzere olan düşlerimle
Köşenin ardını merak ediyorum
Şuan ne kadar üşümek istiyorsam
O an okadar güneşi görmek istiyorum
Karanlık...
Elini uzattığından beri gündüze
Gece kaybettiğim umut, yanımda beliriyor
Şuan ne kadar umutsuzsam soğuktan yana
O an sıçak bir kahve içiriyor umut türküm bana
O an ve ya bu an
Soğukla sıcak,bir hayalin sınırını yansıtıyor
Hayaller genelde sıcaktır
Ancak sıcak düşleri bile üşütmüşse geçmiş
Donmak üzereyse hayaller
Fırtına ve soğuk kapatmışsa gözleri
Terse döner hayaller...
Şimdi...
Bir tebessüm sardı duadaklarımı
Gülüyorum yine...
Soğuk istanbul sabahı güneşiyle buluşmuş olmalı
Bense bu günümde karanlıkları bile aydınlatmak üzereyim
Gülmeliyim...
Çünkü her güldüğümde
Bir sokak lambası daha yanıyor bu karanlık sehirde...
Sizde ''Öyle'' yapın
''Gülün''
Karartmayın hayatınızı
hsnaa...